Kayıtlar

Mayıs, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

B.ş

İzleyip etkisinden bir türlü kurtulamadığım programlar var benim. Gerçekliğine asla inanamadığım ama kıroluğuda elden bırakamayarak “ ayy bu ne ya “ diye tv ye azımdaki lokmaları sıçrattığım naçizane programlar. Müthiş performansı ve konu içerikleriyle beni tamda yeniyetme zamanlarımda yakalamıştı “Yetiş Fato”. Her izleyişimde gözlerim yuvalarında dönüyor o böyle, afidirsiniz lama misali azını her doldurduğunda bizlerde evlerimizde tetikte bekleyip tv’leri suluyuveriyorduk. Ablanın kapı çalma adeti de yoktu. Bir cinlik efendime söyleyeyim bir hinlik sezdi mi Süpermen misali evin içinde beliriveriyor “ ne yapıyosun sen utanmıyor musun? tüüüü” deyip ortalığın tozunu attırıyordu.. En son programda yer alan zekası tavan yapmış kadınceyizlere orasını burasını elleten imam efendi ye öyle bir tükürük sallamıştı ki adam bi hafta içinde intihar etmiş, bir nevi tükürükle boğulmuştu. Haksızlıklarla savaşan, mikrofonu çok sinirlendiğinde kafaya kafaya indirerek adalet arayan, bol keseden tükü...

KÖRPE

Ben ne ara 28 oldum allasen ? Tam manasıyla istediklerimi yapabilmem için arada 18li yaşlara yeniden geri dönmem bir nevi ışınlanmam akabinde pek keyif aldığımı söyleyemeyeceğim buhranlı öss sınavlarına tekrar tekrar girmem gerekiyor. Aksi halde kendimi kendime fena borçlu hissedeceğim. Ki bu durumda sanırım başka bir şansımda yok. Ya zaten ben bu ışınlanma zımbırtısını bunca zamandır neden icat edemediklerini de düşünüp duruyorum. Klonlamayı başardık velhasıl anlıkta olsa kaybedemiyoruz. Neyse malzeme parası ben vericim valla. Ne zaman ki kuzenleriniz ve bacaklarınıza yapışıp gezdirmeniz için sümüklerini uzatarak ağlayan kardeşiniz 20li yaşlara gelmiştir ve sizden bi hayli uzun olmuştur, ne zaman ki özellikle en küçüğü gidip alınan pastaların üzerine artık mumlar sığmaz duruma gelmiştir ve kendi kendinizi “her yaşın bir güzelliği var” diye avutmaya başlamışsınızdır işte o vakit yaşlanmaya da başlamışsınız demektir. Neyseki daha 5 gün suda beklemiş durumuna gelmeme çook zaman var. ...

Persepolis

Resim
Marjane satrapi'nin resimlediği müthiş filmden haberdar olmayan izlemeyen kalmasın istiyorum. Özellikle Türkiye'de tekrarlarının sürekli gözümüze sokulduğu çocukların ilk küfürleri öğrendiği "Şaban" filmlerinden, hangisi daha çok meme ucu gösterdi diye geç saatlere kadar beklenilen magazin programlarından daha çok gösterilsin istiyorum. Gösterilsin ki tam da karşımızda duran ve hızla üzerimize gelen felaketlerin en azından bir kısımının farkına varalım. Gösterilsin ki bu patriyarkal otoritenin, phallus hakimiyetinin sadece kadınları değil erkekleri de nasıl aciz bırakacağını, bu çıkmaz yola en çok da onların sayesinde girildiğinden, sonrasında duyacakları pişmanlığın içlerini nasıl da kemireceğini görebilsinler. Bir tarafta iranın 20 yıl içerisindeki değişimini, diğer tarafta bu rejime karşı duran ve tek başına kampüste parmağını kaldırıp korkusuzca savunma yapan kızı boğazım düğümlenerek izledim. Tevekkül ettiğimiz ve birimizin bile parmağımızı kaldırıp gerçek bir sa...

Look'ta Gör

Resim
Şimdi yukarda yer alan resmi şöyle bir incelemeye alalım. Öncelikle Kraliçe 2. Elizabeth resimde sandıktan çıkardığı yüzyıllık üzüm salkımlı kıyafetiyle bile nasıl da kadir-i mutlak duruşa sahip fark ettiniz mi? Şimdi ise hemen sağında yer alan Abdullah Gül'ün duruşuna şöyle bir göz atmanızı önemle rica ediyorum.

TATİL

Resim
Tatil. Bunu yazarken bile suratımda oluşan ifade içimde kıpırdanan manasız heyecanı çok seviyorum. Geçecek bunlar, nasıl olsa tatile gidiyorsun diyerek kontrol altında tutmaya çalışıyorum arada bocalayan ruh halimi. Şimdi her şey sadece 1 hafta olan ve hala hazırda onaylanmamış tatilin üzerine kurulu. Aldığım elbiselerim, pabuçlarım ve tabii kitaplarım. Tatil yerini seçmekte her zaman ki gibi pek zorluk çekmedik. Zaten aşık olduğum siluetinin güzelliğine bakmakla doyamadığım olimpos’a bir günde olsa gidip ayağımı serin sularına sokmak ve bacaklarımı çimdikleyen balıkları abuk sabuk yüzme stilimle kovalamak istiyorum. Sahil boyunca yürümek, geceleri sanki bi anda hepsi tepeme inecekmiş kadar yakın duran yıldızlara uzun uzun bakıp bir de işi amelelik boyutuna getirip zaten çıkmayacak resimlerini sevgilimin ikazlarına rağmen çekmek istiyorum. Börülcemle kurduğumuz hayallerin bizim bile tezahür edemeyeceğimiz durumlarla sonuçlanmasını diliyorum. Amin.

DELİ DUMRUL YASALARI

Deli dumrul yasalarını duydunuz mu? Yakında duyacaksınız o zaman. AKP kapatma davası devam ededursun hükümet, başta büyükşehirler olmak üzere, belediyelerin gelirlerini yüzde 30 artırmaya yönelik, kamuoyunda “Deli Dumrul yasası” olarak bilinen düzenlemeleri yasalaştırmaya çalışıyormuş ki kesin başarılı olacak. Neden mi?. Çünkü halk buna sesini çıkarsa da kimse aldırmaz, baktılar fazla abartıyolar sokaklara falan çıkıyolar hakları için, o zaman bi güzel sopalar, basar biber gazlarını oldu bitti. KAPIMIN ÖNÜNE PARK ETTİĞİM ARABAM İÇİN VERGİ ÖDEMEK DİYE BİR SAÇMALIĞI KABUL ETMİYORUM diyemezsin aslında bunu büyük harflerle bile yazmamalı mıydım?.  Tabi bu sadece benim takıldığım maddelerden bi tanesi. Bu vergileri düzenleyen amcalarım, abilerim ülkenin açlık sınırından haberiniz var mı? Yoksa yok mu ?. Yoktur tabi canım bilseniz bunlar olur mu?. Bu ükeyi terk etmek mi lazım?. Yoksa zaten istenen bu mu? Tıpkı işten çıkarmak istedikleri birine yıldırma politikası uygulanması gibi. Sokakta y...

EKŞİ

- evinin kadını cocuklarının anası olacaksın uleyyn! - 3+1 mi? - evet - klima var mı? - evet - tamam kabul ediyorum

Hayatın Pause Dügmesine Basılması: DEPRESYON

OOf bayılazaaam şimdi... Alışkın olmadığım bu depresif ruh halinden acilen kurtulmam lazım. Kafamda oluşan binlerce soru. Hiç üstüme gelme düzeltemiyeceğim şeyler istiyosun. Hayır olur yanı varsa amenna, tükan senin. Üstüme üstüme gelen monitörden uzaklaşmak. Yanımdaki masada çalışan arkadaşın "bu kadar iş var mı yahu" dedirten susmayan, sanki hepimizinkinden daha çok  "çıt - çıt " eden mause'unu kırmak yok yok güzelce azına tıkmak istiyorum. Üşenmeden sürekli kendine çay-kahve servisi yapan, koridorun sonundaki sekreterin üstüne kusmak, joker gibi suratına bağırarak "gülüp durma beeee" diye çemkirmek, hayatımda bi kere denediğim onda da anneme yakalandığım iğrenç tadı olan sigarayı dertli dertli içime çekip sigarayı yeni bıraktığını öğrendiğim müdürümün odasına odasına üflemek istiyorum. Uzun, sessiz, kimsenin karşıma çıkmayacağı, kulağıma beni sakinleştirecek "seni anlıyorum" sözleri içeren "king of convenience" şarkıları çalıns...

ATMA HOCAM HEPİMİZ MÜSLÜMANIZ

Bugün hürriyetin manşetine konu olmuş Haberin detaylarında; bir gecede ALTMIŞ kere beraber olan ve bunu kitabına taşıyan Prof. Uludağın “ Sufi Gözüyle Kadın” adlı kitabından alıntılar vardı . “Hak ve erenler ve Allah dostları” nın cinsel güç açısından “tam ve mükemmel erkekler” olduğunu vurgulamış saolsun. Sn. Uludağ derhal rehabilite edilmeniz lazım, durum öyle böyle değil. Lakin yazıda bu icraatin diğer bir üyesi olan 14 yaşındaki şeyhin karısı ise ve bu duruma “maşallah” nidaları yükseltip gıptayla bakıyorsanız kuşkularım giderek artıp bir Hüseyin Üzmez vakası ile daha karşı karşıya kaldığımızı gösteriyor bana. Kaldı ki hocam, körkütük inanıp konu edindiğiniz şeyhin saat mevhumu yok muydu? ya da geceler 12 saat daha mı uzundu? aydınlatılmak isterim. He eğer o da değilse sanırım sizin şeyhin cinsel gücü değil cinsel bir sorunu varmış ya da hepimiz birimiz birimiz hepimiz mantığı, müritlerinin desteği söz konusu olmuş olabilir mi? gördüğünüz gibi iş kendiliğinden bir çıkmaz ve sapık...

GÜZELLİĞİN ON PARA ETMEZ ŞU BENDEKİ AŞK OLMASA

Resim
Şu sıralar bay x’e, taramadan bağladığım saçlarım, üzerime iki beden büyük gelen, sürekli çekiştirdiğim pijamam ve elimde tehditkâr biçimde tuttuğum bıçağımla açıyorum kapıyı. Bir telaş uzattığı yanağa kondurduğum öpücükle avutup, mutfağın yolunu tutuyorum. Keşke ben yemekleri hazırlarken ya da etrafı toparlarken “Aferin size bu kadar çalıştınız MAC ürünlerimiz ve makyaj bedava” diyen reklam kadınları dolansa evin içinde. Böylelikle kapı arkasında bekleyen eşlerin hayal kırıklıklarına bir son verilmiş olunurdu. Mecburiyetlerimi giderek sevmeye başlıyorum aslında, işten eve koşturarak gelip telefonda annemin kafasını “şimdi hangi malzeme atılacak? Ne kadar pişecek? Pişeceğini nasıl anlayacağım?” sorularıyla boğup binevi özlemimi de gidermek için bahane buluyorum. Evlilik zor mu? Evet zor. Ama abartılacak bi yanı da yok hani. Hayatınıza giren kişiyi değiştirmek gibi bir gaflet içindeyseniz durum farklılaşır elbette. İşler bitip elime çayımı ya da kahvemi aldığım, neden bu kadar uzadığını...